AĞACI ANLAMAK
(
Denizde dalgaya karşı gitmek
kurtuluştur ancak ağaçta
damara karşı gitmek
batırır.)
Sevgili gemi modelcileri…
Her model başlangıcında
mutlaka karşımıza dizi dizi
sorular gelir. Bu sorulara
zamanında ve doğru olarak
cevap bulmak gerçekten
zordur. İşte birkaç soru:
Omurgada nasıl bir ağaç
kullanmalıyım?
Postaları hangi malzemeden
yapmalıyım?
Gövdenin kavisli alanlarını
saracağım çıtaları sorun
yaşamadan hangi ağaçtan
kesmeliyim?
Bodoslamada hangi ağacı
kullanmalıyım.
Direk ve serenler?
Güverte kaplamanın deseni
nasıl olmalı?
Boyanmayacak kısımlarda ağaç
deseni nasıl olmalı?
Model yapımı devam ederken
bu tip sorular modelciyi
rahatsız eder durur.
Ağaç gerçekten gemi
modelcisinin vazgeçilmez bir
malzemesidir. Bu nedenle
modelci, ağacı çok iyi
tanımak ve anlamak
zorundadır. Aksi halde model
yapımında ilerledikçe
telafisi mümkün olmayan
sorunlar dizi dizi gelir
durur. Modelcilerimizin bu
tip sorunlarını zamanında
bertaraf etme amacına
yönelik olarak arşivlediğim
bu sorulardan yola çıkarak
modelcilikte bu soruların
meydana getirdiği boşluğu
doldurmayı hedefledim. Yerli
ve yabancı kaynaklara
başvurmak suretiyle uzun
zamandan beri elde ettiğim
bilgileri bir düzen içinde
derleyip topladım. Üç tarafı
denizlerle çevrili olan
Ülkemizde, modelcilik
kültürünü ve gemi
modelciliği ruhunu yaymayı,
gemi modelciliği dünyasında
Türk-Osmanlı modellerini
tanıtmayı, gemi modelciliği
konusunda bilgi ve belge
paylaşımı ile modelciliğe
gönül veren kişilere
beceri kazandırmayı şiar
edinen üstat Fatih
Karalar’ın sitesinde
yayınlamayı uygun gördüm.
Umarım ki model yapımında
kullanılacak ağaçlar
konusunda bu bilgiler, siz
kıymetli modelcilerimizin
düşüncelerinde bir ufuk
açacaktır. Bu bilgileri
sizlerle paylaşmak bana
huzur ve mutluluk
vereceğinden dolayı da
kendimi bahtiyar sayıyorum.
Saygılarımla…20 ARALIK 2009
Nihat KARALAR
nihatkaralar@yahoo.com
AĞACIN
YAPISI
Ağaç, beslenme, barınma,
ulaşım, savunma, ısınma ve
daha birçok konuda
insanoğluyla bütünleşmiş
bitkisel bir varlık. Kök,
gövde ve dallardan ibaret
olan ağaçlarda; Cinsine,
yetiştiği toprağa, iklime,
bakımına, orman sıklığına
bağlı olarak yapısal
farklılıklar görülür. Bu
farklılıklar sertlik, renk,
desen, boy, kalınlık, damar
yapısı olarak sayılabilir.
Ağaç gövdesinden alınan
daire bir kesitte temel
olarak iki kısım görülür:
Kabuk ve odun. Üreyim
tabakası olan kambium, kabuk
ile odun arasında
bulunmaktadır. Odun kısmının
merkezine “Öz” adı
verilmektedir. Öz’ün
etrafında yıllık büyümeyi
gösteren iç içe geçmiş
şekilde dairesel “yaş
halkaları” bulunmaktadır.
Yaş halkalarının bulunduğu
bölgede iki farklı renk
kesimi göze çarpar. Öze
yakın koyu ve mat renkli
kesime “Öz odun”, açık ve
parlak kesime “Diri odun”
adı verilmektedir.
Diri odun,
köklerden aldığı besi suyunu
dallara ve yapraklara
ileterek hatta besinleri
depo ederek ağaç yaşamında
etkili olan bir görevi
üslenir. Öz odun, fizyolojik
bir görevi olmamakla ağacın,
yaprak ve meyve ağırlığı ile
ayakta durmasını sağlayan
destekleyici ve
kuvvetlendirici bir görev
almaktadır.
Dört mevsimin yaşandığı
kuzey yarıkürede ağaçların
büyümesi sürekli değildir.
Büyüme ilkbaharla birlikte
hız kazanır, yazın ise
yavaşlar. Bu büyüme hızı
farklılığı sebebiyle,
ilkbaharda oluşan odun
dokuları açık renkli, yazın
oluşanlar ise koyu renkli
halkalar olarak görülür.
Birer adet açık ve koyu
renkli halkalar bir yıllık
büyümeye denk düşer. İşte bu
açık ve koyu renkli
halkalar bize ağacın yaşını
vermektedir.
Kesilmiş bir ağaç gövdesi
üzerindeki halkaları,
okumasını biliyorsak bize
çok şeyler anlatır.
Ağacın yaşını mı tespit
edeceksiniz?
Geçmişte yaşanan iklim
değişikliklerini mi
öğreneceksiniz?
Radyoaktif karbon yoluyla
saptanan yaşları mı
doğrulayacaksınız?
Yıllar önceki erozyon ve
çökelim hızını mı
belirleyeceksiniz?
Ve daha nice bilgi bu
sihirli halkalar arasına
yazılmıştır. Mevsimlerle
yakından ilişkili olan bu
ağaç halkaları, , ilkbaharla
hızlanan büyüme ile açık
renkten, yazın azalan büyüme
ile koyu renge dönüşür. Bu
renk cümbüşündeki her bir
halka ağacın yaşını verir,
|
 |
 |
|

Ağaç
kesitinden
görüntüler |
LİF YAPISI
Ağaçta “Lif yapısı”
denildiğinde hücrelerin ağaç
boyu yönünde sıralanması
akla gelmelidir. Boy
eksenine paralel giden
lifleri taşıyan ağaca,
“Düzgün lifli malzeme”
denir. Lifler boy eksenine
paralel değil de bir açı
meydana getirerek gidiyorsa
bu malzemeye “ Spiral lifli
malzeme” denir. Liflerin
spiral yapısı; ağacın direnç
ve esneklik özelliğini
önemli derecede
azaltmaktadır. Bu çarpık
yapılaşma kereste ve diğer
ağaç malzemelerinde depolama
esnasında zamanla çarpılma
ve burkulma gibi şekil
bozukluklarına sebep
olmaktadır.
BUDAKLAR
Ağaçlarda dalların gövdeye
bağlantı yeri olan budaklar,
odun dokusundan farklı bir
doku ortaya çıkarırlar.
Budak odunu, normal odundan
daha ağır olmakla beraber
dokuda liflerin çarpık
yapılaşmasına neden olurlar.
Budaklı malzeme kurutma,
işleme ve kullanma
aşamalarında sorunlar
çıkaran bir malzemedir.
REÇİNE KANALLARI
Reçine kanalları, enine
kesitte açık veya koyu
renkli noktacıklar şeklinde
görülür. İğne yapraklı
ağaçlardan doğal olarak
reçine kanalı bulunan çam,
ladin, melez, ve Douglas
köknarında lup altında
görülebilirler. Sedirde
traumatik reçine kanallarına
sık sık rastlanmaktadır.
Yapraklı ağaçlarda sakız
veya reçine kanalları ılıman
iklim bölgesinde yetişen
ağaçlarda nadiren, tropik
ağaçlardan meranti, keruing,
yang, mersawa, tola ve
tchitola da ise çoğunlukla
bulunmaktadır.
KERESTELERİN KESİMİ
Kereste, yuvarlak bir
kütükten kesilerek elde
edilen dikdörtgen şeklinde
profili olan tahtalardır.
Ormandaki depolardan hızar
ve biçme atölyelerine gelen
tomruklar cinsleri ve
kullanılacakları alanlara
göre değişik yöntemlerle
kesilmektedir. Bu değişik
yöntemlerin avantaj ve
dezavantajları vardır.
Kereste kesiminde
uygulanmakta olan üç çeşit
kesim vardır.
1.Düz kesim
2.Çeyrek kesim
3.Yarma kesim
Bu üç tip kesim şeklini, yer
döşeme imalatı yapan
fabrikalar, işlerinin
özelliğine göre gerektiğinde
kullanmaktadırlar.
Uygulamalarında fazladan
harcanan zaman ve beceriyi
fiyatlarına fark olarak
yansıtmaktadırlar.

DÜZ KESİM
Resimlerde gösterildiği gibi
hızarlar, bir kütükte
birbirine paralel kesimler
serisini yaparak “Düz kesim”
kereste elde ederler. Bu
teknikte kesim çizgisi,
ağacın damarlarına ve yaş
halkalarına teğet veya
paralel olarak geçer. Düz
kesim keresteler, 30°’den
daha az açı taşıyan yaş
halkalarına sahiptir.
Kütüğün uzunlamasına dilim
dilim
kesildiği basit bir
yöntemdir.
Bu ahşap kesme sistemi,
mükemmel verim sağlar çünkü
çıkacak ıskartalar en aza
indirilmiştir, zaman
tasarrufu yapılmıştır. Düz
kesim kolaydır, ucuzdur ve
beceri gerektirmeyen basit
bir yöntem olduğundan çabuk
uygulanır. Piyasada çok
yaygındır.
Piyasada genel tercih olarak
Dünya kerestelerinin
%98’i düz kesim olarak
üretilmektedir.
Ne yazık ki, düz kesimin
bazı kritik dezavantajları
vardır.
Düz kesilmiş kereste, çeyrek
kesilmiş keresteye göre
enlemesine daha fazla çekme
yapmaya ve bükülmeyi
meyillidir.
Düz
kesim keresteler, kendi
yüzeylerine paralel seyreden
yaş halkalarına sahiptir.
Düz kesim keresteler, ağacın
greni, budakları ve
dönüşlerini vurgular.
Ancak düz kesim keresteler,
genellikle enteresan uyuşmaz
renkler içeren gren
örneklerine sahiptir,
bu örnekler “Katedraller”
olarak isimlendirilir.
Bunlar diğer kesim
yöntemleri ile oluşturulmaz.
Piyasada çok az yeri olsa da
telli saz üreticileri,
yapılan araştırmalar
sonucunda gitar, basso,
keman gibi çalgı
aletlerinde, değişmeyen,
mümkün olan sesi elde etmeye
olanak tanıyan düz kesimi
tercih etmektedirler.
ÇEYREK
KESİM
Çeyrek kesimli keresteler,
büyük ve geniş ağaçlardan
elde edilir. İnce ve genç
ağaçlarda bu yöntem
uygulanmaz.
Çeyrek kesim, ağacın
merkezinden 90 derecelik
açılarla kütüğün dört
parçaya bölünmesinden
ibarettir. Dörde
bölünen bir ağaç kütüğünden
elde edilen her parça ağaç
özüne (merkezine) köşegen (diagonal)
olacak şekilde kesilir. Bu
uygulama, dik olan greni
daha fazla oluşturur. Çeyrek
kesimli kerestede, kendi
yüzeyine takriben 60°’den
90°’ye kadar açıya sahip
olan yaş halkaları
konumlanmıştır. Çeyrek kesim
kereste, her hangi bir odada
kullanılmakta olan modern
anlamdaki yer döşemelerinde
bulunan çok kuvvetli ve
düzenli grenlere sahiptir.
Sert ağaç yer
döşemelerinizin yüzeylerinde
görülen gren; ağacın nasıl
kesildiğine göre değişiklik
gösterecektir. Bu tip ağaç
kesiminin faydaları, düz
kesimden %50 daha fazla, az
dönüşlü, uzunlamasına
seyreden halis grenler elde
etmektir. Çeyrek kesim, hem
yarma ve hem de çeyrek
kesimli ürün yaratır.
|
 |
 |
Bu kesimin de avantaj ve
dezavantajları vardır
elbette.
Çeyrek kesim, boylamasına
düz giden damarları korur.
Çeyrek kesim olarak ifade
edilen kesimde ağacın birçok
görüntüsünde ışınların güzel
örneklerini sergilenir.
Çeyrek kesim yapılmış
kerestenin grenleri,
göreceli olarak birbirine
uyumludur ve bundan böyle
ürün istikrarlı ve tutarlı
olup marangoz ve
mobilyacılar tarafından
tercih edilmektedir. Çeyrek
kesim keresteler, alternatif
kesim yöntemi ile ortaya
çıkan figürlerde bazılarının
tercih ettiği öz ışınlarını
ve dalgalı grenleri içerir.
Fire oranı düz kesim ile
aynıdır. Çeyrek kesim
sayesinde elde edilen verim
nedeniyle, keresteler diğer
düz kesimden büyük ölçüde
daha az olarak üretilmekte
olup, nispeten maliyeti
yüksektir.
Çeyrek kesim yapabilen
kereste üreticisi çok az
bulunmaktadır.
Geniş ağaç kütüklerinden
elde edilen çeyrek kesim
keresteler, üretimde daha
fazla çaba ve emeği
gerektirir. Birçok ağaç
türü, çeyrek kesim ile öz
ışınlarının güzel
örneklerini görüntüler.
Çeyrek kesilmiş kerestenin,
en belirgin karakteristik
özelliği, ortaya çıkan gren
örneklerinin çeşitleridir.
Bu tip kesimler teknik hüner
ve sabır gerektirir. Çeyrek
kesim, öğrenilmesi yıllarla
ölçülen bir sanattır. Bu
sebeplerden dolayı maliyeti
diğerlerinden fazladır.
Çeyrek kesim kerestenin
özellikleri:
•
Enlemesine çekme ve
bükülmeyi azaltır.
• Bükülme, eğrilme ve
oluklaşmayı azaltır.
• Hemen hemen tüm
uygulamalarda kullanılır.
• Çatlama veya yarma yüzey
yaratmaz.
• Daha iyi bir boyama yüzeyi
oluşturur.
•Yüzeyde çatlamalara az
eğimlidir.
•Sıvıların, içinden
geçmesine izin vermez
•Kabarmış grenlere karşı
bile düz yüzey oluşturur
YARMA KESİM
Yarma kesim
kereste, düz kesim ve çeyrek
kesim keresteden daha az
kullanılmaktadır. Yarma
kesim keresteler, yaş
halkalarına 30-60 derece
açılarda kesilir. Bu
uygulama fazla önem arz eden
işler için dik veya sapmayan
düz gren örnekleri elde
etmekte kullanılır. Çizimde
gösterildiği gibi, her bir
kereste, kütük kesiminde
aynı ilişkiye sahiptir ve
bundan böyle her bir kereste
aynı gren örneğine sahip
olacaktır. Yarma
|
 |
Yarma kesim
kerestesinden
yapılmış malzeme,
muhtelif tahtalar
içinde gren
örneklerindeki
benzerlik sebebiyle
muntazam görüntüye
sahiptir.
Ne yazık ki, yarma
kesim,
çok fazla zaman ve
özel beceri
gerektirdiğinden
maliyeti çok
yüksektir ve çizimde
gösterildiği gibi
her şey ortadadır,
kenar kesimlerinde
ufak parçalar,
takozlar ve
kırıntıların miktarı
çok olacaktır. Düşük
verimden dolayı bu
tür bir yöntem
nadiren
kullanılmaktadır.
Yarma tahta, dikey
grenler ürettiğinden
parlak özelliğe
sahip değildir. Daha
çağdaş uyarlamalar
için mimarlar
tarafından
belirlenip
kullanılmaktadır.
|
KARŞILAŞTIRMALAR
Resim ve şekillerdeki kesim
farklılıkları açık olarak
görülmektedir. Buraya kadar
anlatılanlardan şunu
anlıyoruz:
Yapılacak işin özelliğine,
elde edilecek gren örneğine
en uygun kesim şekli
belirlenir.

AHŞABIN ÖZELLİKLERİ
Ahşabın teknik özellikleri
Anatomik yapısı, iklim,
toprağın durumu, ormanın
sıklığı, güneşlenme, gelişme
kusurları (budaklar, gelişme
kusurları, yarıklar, öz
kayması, çift öz), ahşap
hastalıkları(bakteriler,
mantarlar, böcekler,
kurtlar) gibi etkenler
ahşabın teknik özelliklerini
etkilemektedir.
Ahşabın fiziksel özellikleri
1- Nem
2-
Birim
Hacim Ağırlık
3-
Sıcaklık Genleşmesi
4-
Isı
iletkenliği
5-
Elektrik iletkenliği
6-
Dayanıklılık
7-Sertlik
8-Renk ve parlaklık
9-Koku
1-NEM:
Ağaç hücreleri arasında bol
miktarda bulunan su üç ayrı
şekilde bulunur.
a)
Yapısal(Bünye )su: Kimyasal
yapısında olan sudur.
Kurutma işlemleri ile
değişmez.
b) Emme
suyu (Absorbsiyon su):
Selüloz suya karşı çok
istekli(Hidrofil) bir madde
olup, çok iyi su emerek
ahşabın şişmesine sebep
olur. Emme suyu oranı %28–30
dur.
c) Serbest
su (Kapiler su): Hücre
aralarında ve içlerinde
bulunan sudur. Yaş odun ve
tahtalardaki ıslaklık hissi
bu suyun fazlalığıdır. Sonuç
olarak ahşabın nemi
denildiğinde “Emme suyu” ve
“Serbest su” akla gelir.
Ahşabın fiziksel özellikleri
nem oranı ile etkilenir.
Ahşap kururken hacım kaybına
uğrar ve büzülür. Sertlik ve
dayanımı artar ancak enerji
tutma kapasitesi azalır.
2-BİRİM
HACİM AĞIRLIĞI:
Ahşabın BHA’lığı ve nem
birbirine bağlıdır.%15 neme
karşılık gelen birim hacım
ağırlığı ağaç türüne göre
(0,1t/m3) ile (1,5 t/m3)
arasında değişir.
BHA yüksek olan ahşapların
mekanik özellikleri de
yüksektir. Ancak bunların
işlenmesi ve çalışılması
zordur. Mantar, böcek gibi
hayvanlara karşı
dayanıklıdır.
BHA düşük olan ahşapların
mekanik dayanımları
düşüktür. İşçilikleri
kolaydır.
3-GENLEŞME:
Sıcaklıkla hacmi genişleyen
ahşap, soğumayla hacmi
azalır.
4-ISI
İLETKENLİĞİ:
Ahşap hücreli yapısı ve
yapının esasını oluşturan
maddenin selüloz olması
nedeniyle, ısı bakımından
kötü bir iletkendir. Bölme,
kaplama malzemesidir.
5-ELEKTRİK
İLETKENLİĞİ:
Nem derecesi bağlı olarak
ahşabın iletkenlik derecesi
değişir. Yaş ahşap iletken
olmakla beraber, kuru ahşap
alçak gerilimlerde yalıtım
malzemesi olarak kullanılır.
6-DAYANIKLILIK:
Dış etkenlere karşı ahşabın
direnç göstermesidir.
Ahşaplar, içerdiği
antiseptik maddelerin
varlığına göre dayanıklılık
dereceleri değişir. Meşe,
kestane, gürgen, çam,
dayanıklı olmakla, kavak,
ıhlamur, dişbudak, kayın,
çınar ve söğüt, az dayanıklı
ağaçlardandır.
7-SERTLİK:
Yoğunluk derecesine paralel
olarak sertlik derecesi de
değişir. Ağaçtaki lifler dik
doğrultuda ise sertlik
fazladır. İlkbahar odunu,
yaz odunundan; dış odun iç
odundan daha yumuşaktır.
8-RENK
VE PARLAKLIK:
İç ve dış odunda renk
tonları ve parlaklık
değişir. İstisna olarak bazı
ağaçlar kurulama işleminden
sonra renk
değiştirebilirler. Aynı cins
ağaçlarda renk farklılıkları
olması doğaldır.
9-KOKU:
Kimyasal anlamdaki salgı
maddelerinin miktarı ve
cinsi koku miktarını
belirler ve zamanla
azalabilir. Koku
nedenlerinden birisi de
mantarlardır.
Ahşabın kimyasal özellikleri
Hücre duvarının kimyasal
bileşiminde;
Selüloz:
Bileşiminde %40-45 bulunur.
Hücre duvarının ana katkı
maddesidir. Ahşabın fiziksel
özelliklerinden eğilime ve
çekmeye karşı mukavemet
veren madde budur.
Hemiselülöz:
Bileşiminde %20-35 bulunur.
Pentoz ve heksos
şekerlerinin kısa
polimerileridir. Hücre
duvarını güçlendirir, depo
madde görevi yapar, geçit
zarlarını ayarlar. Su
emicidir.
Lignin:
Bileşiminde %20 bulunur.
Selüloz fibrilleri içinde
yer alır. Ahşabın basınca
karşı mukavemetini sağlar.
Bir fenol
halkasının ana yapısına
sahip amorf bir maddedir.
Düşük oranda su emicidir.
Rengi kahverengimsi
beyazdır.
Yabancı madde: Bileşiminde
%0-5 bulunur.
AHŞAP NASIL SAKLANIR
Buradaki bilgiler gerçek
kalaslar için
anlatılmaktadır.
Evlerimizdeki lataların
saklanmasında bizlere
yardımcı yol gösterecektir.
1-Kereste istifleri toprağa
temas etmemelidir!
Toprakta yaşayan
zararlıların, kerestenize
ulaşamaması için gereken
güvenlik mesafesi 20cm
kadardır. İstiflerinizi ya
20x20cm azman kalaslar ya da
beton parçalar ile toprak
yüzeyinden kaldırmalısınız.
İstif altında yağmur suyunun
göllenmediğinden emin
olmalısınız. Yastık araları
ortalama 100cm civarında
olmalıdır. Önemli olan
kerestenin seğim
vermemesidir.
2- Kereste
istifleri terazisinde
olmalıdır!
Şantiye veya
fabrika sahasında yaptığınız
istiflerin altındaki
yastıkların düşük zeminlere
gelen kısımlarının altını
doldurarak teraziye alınız.
Hem iş emniyeti açısından,
hem yağmur suyunun akıntısı
için, hem de kalaslardaki
mevcut ağaç öz suyunun
homojen dağılımı için bu
ufak detayı atlamamalısınız.
3- İstif
çıtaları
İstif
çıtaları Teak gibi temas
ettiği diğer ağaçları
zamanla boyayan ağaçlardan
veya metalden olmamalıdır.
Bir başka önemli nokta istif
çıtalarının üst üste, aynı
hizada yerleştirilmeleri
gereğidir.
4- En üstteki
kalaslar
İstifin en
üstündeki kalaslar,
diğerleri gibi üzerlerinde
yük bulunmadığı için, daha
rahat bükülüp deforme
olacaklardır. Bu nedenle
istifin en üstüne
bulabileceğiniz briket,
tuğla gibi ağırlıklar
yerleştiriniz. En üstteki
kalasların hızla kuruyarak
yarılıp çatlamaması için de,
hep istif üstlerinde bu
amaçla kullanılacak ve
gözden çıkarılmış OSB gibi
levhalar veya bu amaçla
ayrılmış kötü kalaslar
kullanınız.
5- Kısa
kalaslar
Kısa ve ölçü
dışı kalasları istifin
ortasına yerleştiriniz.
İstiflerin dış iki yanı aynı
ende ve boydaki keresteden
oluşmalıdır.
Değişik kalınlıktaki
keresteyi kesinlikle aynı
sırada istiflemeyiniz.
Devrilme riskini azaltmak
için kalın olanları alttaki
sıralarda, inceleri ise
yukarıda kullanmalısınız.
Kaldı ki bu sayede
kaldırmanız - indirmeniz de
kolay olacaktır.
6-Kar, yağmur
ve güneş
Uzun süre
dışarıda kalacak istifiniz
var ise bunları atmosferik
olaylardan korumalısınız.
İstiflerinizi
konumlandıracağınız bir
sundurma altı yok ise su
geçirmeyen ancak nefes alan
bir malzeme ile örtmeniz
ideal bir durumdur. İstif
üstünü örterken biraz meyil
vermeniz suyun akması için
gereklidir.

KERESTELERDEKİ KUSURLAR VE
ARIZALAR
Çoğu kereste
kusurları, bir kerestenin
görünüşünü, dayanıklılığını,
uygulanabilirliğini,
yeteneğini ortadan
kaldırmaya yöneliktir. Ancak
bazen, özellikle kuşgözü
(budak yeri) veya düğümler
gibi göze batan özellikteki
düzensizlikler veya
anormallikler aslında ahşabı
başka türlü kullanmamıza
sebep olur. Elbette,
kullanım amacı en son olarak
belirlenir.
Hiçbir
marangoz yaptığı işe zarar
vermek istemez. Örneğin
budak gözleri, bir masa
tablası yapımında önemli bir
kusurdur, fakat bu
kusurlardan bazıları
ayrıcalıklı bir özelliktir.
Kereste
kusurları genelde iki
kategoride toplanır.
Doğal kusurlar:
Meteorolojik
olaylar gelişmekte olan
ağacın doğal yapısını
mutlaka etkiler. İşte
bunlardan birkaçı
1-Yaş
halkaları genişliklerinde
farklılıklar.
2-Yaş
halkalarının merkezden kaçık
büyümeleri.
3-Reçine
cepleri.
4-Dal
yerlerinin oluşturduğu
budaklar.
5-Yaş
halkaları arasında dairesel
çatlaklar.
6-Boyuna
istikametteki çatlaklar.
7-Öz
odunda radyal çatlaklar.
8-Burulmuş
lifler.
9-Gövdede
burulma, kesme eksenine
paralel olmayan lifler.

İnsan tarafından yapılan
kusurlar:
Ahşabın
taşınmasında, kurutulmasında
ve depolanmasında oluşan
kusurlar da vardır. Zayıf
kurutma, bir partide değişik
ağaçları kurutma, uygun
olmayan istifleme ve
depolama, ağaca zarar veren
böceklerle yapılmayan
mücadele ağaçlar üzerinde
olumsuz etkiye sebep olur.
Tüm kereste
depolamalarında, ağaç
türlerinin gelişme şartları
veya özelliklerine göre
doğal olarak kusurlar
oluşur. Aynı tipteki bir
kusur, değişik ağaçlarda
hediye türünden bir avantaj
olabilir. Bazı kusurlar, tüm
katmanlarda bulunmaktadır.
Örneğin, gevşek budaklar,
basit olarak ağacın
büyümesinden kaynaklanır.
Onlar, genç ağaçların
büyümesi ile örtünmüş olan
kırılmış dalların geride
bıraktıklarıdır. Diğer doğal
kusurlar, sert ağaçlarda
sakızlaşma, yumuşak
ağaçlarda siyah bir akıntı
ve tüm katmanlardaki
tepkimeler. Yangın, rüzgâr,
mantar ve böcek gibi doğal
afetler de ahşap kusurlarına
neden olabilir. Bu türlerin
ortak kusuru, mavi lekedir.
Birkaç kusur,
ağaç hava ile korunmasız
temas ettiğinde ve kurutma
sırasında meydana gelir.
Çünkü ağaç, tüm katman ve
boyutlarında aynı tarzda
küçülme ve büzülmeyi
gösteremez, eğilme ve
bükülme kerestede belirli
seviyedeki nem miktarının
azalması sebep olmaktadır.
Bazı ortak kurutma
kusurları; hafif çatlak,
eğilme, bükülme, oluklaşma,
çapraz dönme, dirsek yapma,
çatlamadır. Unutmayın ki bu
kusurlar, ağaç kütüklerinin
yumuşak dokularında kapalı
olarak meydana gelir. Bazı
yaygın kusurlar ve keresteyi
yeniden kazanmanın çareleri
grafik tablosunda
açıklanmıştır.
Tamamen
kusursuz ağacı satın almak
mümkün olmadığından,
ihtiyaçlarınız için en iyi
keresteyi seçmek suretiyle
şansınızı arttırabilirsiniz.
Elinizde gerekli alet ve
edevat varsa bunları
kullanarak kusurlu
keresteleri
kurtarabilirsiniz.
|
KUSUR TİPİ |
KAREKTERİSTİK
ÖZELLİKLER |
ÇARELER |
|
 |
Ağaç dokularına göre
büyüyen budak,
helezon şeklinde
görünür. Ağaç
kuşaklarındaki
budaklar, dokular
ile bütünleştiğinden
yuvalarında sımsıkı
kalırlar. |
Tahtayı ciddi olarak
zayıflatır. Budaklı
yerler kesilip
kullanılabilir. |
|
 |
Helezon şeklinde
koyu bir yüzük gibi
görünür. Ağaç
üzerindeki dallar
öldüğü zaman kalan
parça sonuçta
gövdeden beslenemez.
Ölü parça, dokular
ile bütünleşip
gelişemediğinden
küçük kalır. |
Çalışmaya başlamadan
önce budaklı yeri
kesip alınız. |
|
 |
Kalasın içindeki
gözeneklerde ve
yüzeyde birikmiş
sakız birikintileri.
Bu durum ağaç bir
hasarla
karşılaştığında
oluşur. Isınma ile
sakız açığa çıkar. |
Kalite söz konusu
olduğunda
kullanmayınız, zira
aksi halde iş
bittikten sonra
sakız akışı ortaya
çıkacaktır. |
|
 |
Kalasta uzunlamasına
oluşan kırılma ve
ayrışma. Genellikle
hızlı kurutma işlemi
sebep olur. Tahtanın
mukavemetini ve
görüntüsünü
tehlikeye sokar. |
Hasarlı bölüm
kesilip atılabilir. |
|
 |
Kerestenin yüzeyinde
baştan sona doğru
eğilme, genellikle
uygunsuz depolama
sebep olur. Ağaç
üzerine dahili bir
basınç ortaya
çıkarır ki kesilmesi
zorluk yaratır. |
Bükülmüş keresteleri
planyada silin. Bu
mümkün olmuyorsa
küçük parçalar
olarak kesin ve
planyada silin. |
|
 |
Yaygın olarak
kesilmiş kütük ve
tahtalarda ağaç
özüne kapalı kesim
yapılmasından ve
tahtanın bir yüzünün
diğer yüzünden daha
fazla hava ile
temasından
kaynaklanır. |
Oluklaşmış
keresteler, şerit
bıçkı veya planyada
kurtarılabilir. |
|
 |
Bir köşedeki düz
olmayan veya
düzensiz bükülme,
diğer köşe ile
uyumlu değildir.
Uygun olmayan
kurutma
metotlarından veya
kenara paralel
olmayan çapraz
damarların
şekillenmesinden
kaynaklanır. |
Kereste, planyada
silinmek veya daha
kısa kesilmek
suretiyle
kurtarılabilir. |
|
 |
Kenar boyunca baştan
sona kavis yapma,
doğru olmayan
uygulamalardan veya
kerestenin bir
kenarına bir kütük
kapatılarak havasız
kalmasından meydana
gelebilir. |
Kereste planya veya
bıçkı kullanarak
kurtarılabilir. |
|
 |
Yaş halkaları
boyunca ayraç gibi
görünen çatlak
desenlerine benzer.
Ayrıca yüzük çatlağı
veya yüzük gövdesi
olarak da bilinir.
Kerestenin uygunsuz
kurutulması ve
hasara uğramasından
meydana gelir. |
Kereste
kullanılabilir ancak
çatlak ağacın
görüntüsünü
bozabilir, benekte
ayrışma olduğu zaman
daha fazla göze
çarpar. |
|
 |
Kerestenin yüzeyinde
kenarlara dik veya
kereste kenarlarında
koyu kalın bir çizgi
olarak görünür.
Planya bıçakları
körleşme ve eğilme
yaptığı zaman
tahtanın bir
bölümünde
boylamasına meydana
gelir. |
Planya veya zımpara
ile makine yanığı
kaldırılmalıdır. |
|
 |
Kereste sıcakta
kurutulup nemli veya
hatalı uygulamalar
sonucu depolandığı
zaman florlaşan
küflenmeden oluşur.
Çobanpüskülü ve
İngiliz çınarı, mavi
lekesine benzerlikte
görünür. |
Koyu lekeler
gizlenmeli, kereste
göze çarpmayacak
yerde kullanılmalı. |
AHŞABIN KURULUĞU NASIL
ANLAŞILIR?
Alacağınız
ahşabın kuruluğunu anlamak
için birçok yöntem olmakla
beraber en basit şekilde
“Parmak Yöntemi” ile tespit
yapılabilir.
Sağ elin
işaret parmağı bükülür. Bu
şekildeyken parmağın tırnağı
ile kalaslara vurulur.
"Tok Tok"
sesi yaş ağacı belirtir.
"Tak Tak"
sesi "fena değil"
"Tın Tın"
sesi "güzel, iyi kurumuş"
demektir.
AĞAÇ DAMARLARINI OKUMA
Birçok ahşap
işi külfet ister, özellikle
ahşap döşeme, damar
istikametinde çalışma
gerektirir. Genellikle bir
tahtanın yüzünde elinizi
gezdirmek suretiyle damar
istikametini
söyleyebilirsiniz: Elinizin
yüzeyi, damar istikametinde
hareket ettiğinde bir
yumuşaklık, damara karşı
gittiğinde bir tırmalama
hissedecektir. Başka bir
yöntem, ahşabı yüzünde bir
yönde ondan sonra diğer
yönde hafifçe bir planya
bıçağını gezdirmektir.
Bıçak, damarlara ters yönde
gittiği zaman ağaç
liflerinde titreşim yapacak
veya bir sert sürtünme ile
karşılaşacaktır. Resimde
görüldüğü gibi, ağaç
lifleri, damarların
istikametinde “Yukarı
doğru”, damarların ters
istikametinde “Aşağı doğru”
olacaktır.
Sanatkâr
ağacın damar yapısını bir
grafik okur gibi
değerlendirmeyi bilmek
zorundadır. Denizde dalgaya
karşı gitmek kurtuluştur
ancak ağaçta damara karşı
gitmek batırır.
Ahşabın
damarları, boylu boyunca
değil diklemesine hareket
eder ve ahşap damarları
boyunca kuvvetlidir. Bu
özellikleri iyi
bilmelisiniz.
İşin
özelliğine göre damarlarının
yönünü, yaş halkalarının
arasındaki mesafeyi, yaş
halkalarının şeklini çok iyi
değerlendirmeniz gerekir
aksi halde ağacın elinde
oyuncak olursunuz.
Hücrelerin
oluşturduğu lif tomarları
ağacın gövde, dal ve kök
ekseni etrafında yerleşir.
Bu tomarlar ağaçta
damarların yönünü belirler.
Ahşap, damarlarına dik
olarak çalışır. Ağaçların
büyümesine bağlı olarak,
ortak merkezli yaş
halkalarını da çoğalır. Ağaç
ile çalışırken damarların
yönü ve yıllık yaş
halkalarından ibaret bu iki
özelliğe çok dikkat
etmelisiniz. Eğer siz ağacı
önemsemezseniz, ağaç size
bunları öğretir ama bir ayda
ama bir yılda. İşiniz ağaç
ise, bu konuları bilmek
zorundasınız.

Dünyada,
tomrukların kalas olarak
biçilmesi için keresteciler
tarafından kullanılan ve
değişik damarlar elde edilen
iki yöntem vardır:
A)Düz
kesim:
Düz kesim kalaslar yaş
halkalarına teğet
kesilirler. Bıçkıcı,
kalasların yüzünü elden
geldiğince düz damarlar
gösterecek şekilde kesim
yapar.
B)Çeyrek
kesim:
Çeyrek kesim
kalaslar yaş halkalarının
merkezine doğru yarıçap
olarak kesilirler. Tomruk
dörde bölünerek çeyrekler
elde edilir. Daha sonra bu
parçalar yaş halkalarına dik
olarak tekrar biçilir.
Uğraştırıcı bir metot olduğu
için ancak özel işlerde
kullanılır. Piyasada
bulunması zordur.
Keresteler,
yapılarına bağlı olarak
yüzeyinde her zaman tek tip
damar göstermeyebilir. Düz
kesilmiş kalaslar, karmaşık
damar özelliği
gösterebilirler. (freze ve
hareli damar görünümü) Ağaç
türüne göre de damar
görünümü değişiklik
gösterir. Projelerinizde
damarların hareli veya freze
oluşunu estetik bir unsur
olarak kullanabilirsiniz.
Ancak daha önemlisi bu
desenleri nasıl
okuyacağınızı
bilirseniz ağacın nasıl ve
ne kadar çalışacağını da
önceden tahmin
edebilirsiniz.
Benzersiz
yapısından dolayı ahşap
sürekli olarak genişler ve
büzülür. Yaptığınız her işte
bu hareketi
değerlendirmelisiniz. Ahşap,
nem oranı değiştikçe hareket
eder. Bir ağaç kesilip yere
düştükten ve öz suyu
buharlaştıktan sonra, ahşap
lifleri bir sünger gibi su
emmeye ve bırakmaya devam
ederler. Ne kadar su
tutacakları, çevrelerindeki
bağıl nem oranına bağlıdır.
Ne kadar rutubet varsa
lifler o kadar çok nem
emeceklerdir. Ahşaptaki nem
oranı, suyun ahşaba
oranıdır. Çok rutubetli
ortamlarda, bir kalas;
toplam ağırlığının % 28’i
kadarı su alabilir. Bir
kalas ne kadar çok nem emer
veya bırakırsa, o kadar çok
şişer veya büzülür. Ancak,
kalasın yüzeyi damar tipine
ve yönüne bağlı olarak daha
değişik hareket eder. Damar
boyunca olan hareket tahmin
edilemeyecek kadar küçüktür.
Ağaç ustaları, freze damarlı
kalasları daha güvenilir
kabul ederler. Hareli
kalasların kamburlaşma
nedeni, karışık damarlı
kalasların burkulma nedeni
de budur.
Pekâlâ, bir
kalasın hangi yönde ve ne
kadar çalışacağını önceden
nasıl bileceksiniz? Bu
sorunun cevabı damarların
yönüne, damarların tipine ve
hangi mevsimde olduğunuza
bağlıdır. Çoğu coğrafi
yörede havadaki bağıl nem
oranı havalar ısındıkça
yükselir. Bu ahşabın
şişmesine sebep olur. Genel
kural hareli damarların 30
cm lik ende 6 mm, freze
damarların 30 cm ende 3 mm
hareketine izin vermektir.
Eğer ahşabı yazın
işliyorsanız, kış
yaklaştığında büzülecektir.
Kışın işliyorsanız yaz
geldiğinde şişecektir. Soğuk
ve rutubetli bodrum kat
atölyesinde çıkarıp
kaloriferli apartman
dairesine giden mobilyanın
çatlayıp dağılmasının sebebi
budur. Lake işler
İstanbul’da yapılıp
Ankara’ya geldiğinde,
Ankara’da yapılanlar
Konya’ya satıldığında
görünen bozulmanın sebebi
çevredeki bağıl nem
karşısında ahşap malzemenin
gösterdiği harekettir.
İngilizce
olarak adına “Lignin”
denilen yapıştırıcı madde,
odun hücrelerini bir arada
tutarak sağlam selüloz
lifler oluşturur. Selüloz,
lignin‘e oranla çok daha
kuvvetlidir. Açıkçası, bir
tahtayı damarları yönünde
yarmak, damarlarına dik
olarak yarmaya çalışmaktan
çok daha kolaydır. ( Lignin
ayrılır) ( Selüloz
koparılır). Ahşabın bu
özelliği imalat tasarımında
büyük rol oynar. Çivi çakma,
delik açma, zıvana açma,
oyma yapma ve daha birçok
işlemde bu özellikleri
değerlendirmelisiniz. Ağaç;
damarları yönünde
kuvvetlidir. Ancak konumuz
kuvvet ise, sadece damar
yönü tek kaygınız
olmamalıdır. Bazı ağaç
türleri doğal olarak
diğerlerinden kuvvetlidir.
Örneğin sert Akçaağaç, huş
ve karaağaç kerestesi…
Bir ağacın
kuvvetinin güzel bir
göstergesi yoğunluğudur.
Ahşabın yoğunluğu özgül
ağırlığı hesaplanarak
ölçülür. Genellikle oran
yükseldikçe, ahşap daha
yoğun ve daha kuvvetlidir.
PLANYADA EN
İYİ YÖN BELİRLEME
Kullanacağınız ağacı
seçtiniz. Sonra istediğiniz
boyutta keresteleri
kestiniz. Bunları planyadan
geçireceksiniz veya
rendeleyeceksiniz. Ama
nasıl? Ağacın yaş
halkalarını, damar yapısını
ve diğer özelliklerini
öğrenmiş bulunuyorsunuz.
Artık bundan sonraki
işlemleriniz kolaydır. Daha
önce anlatıldığı şekilde
ağacın damar yönünü tayin
etmek için ahşabın yüzeyine
elinizi hafifçe sürünüz.
Damar yönünde eliniz
giderken hiçbir pürüze
takılmaz, ters yönde
elinizin hareketini
zorlaştıran bir sürtünme
olacaktır.
Bir planya bıçağı, damarı
yakaladığında hafif duraklar
ve ağaç liflerini koparır ve
hafif çentik atar, bıçak
yukarı doğru damar
istikametinde keser. Bu
çalışma, temiz talaş ve
pürüzsüz bir yüzey
oluşturur. Özellikle tek
tahtada istikametleri
değişen lekeli damarlara
dikkat ediniz. Aşağıdaki
tabloda, en iyi silme yönünü
gösteren oklar ile birçok
tipik damar örnekleri
gösterilmektedir.
A.“Yukarı doğru” istikamet,
tahtanın bir ucundan diğer
ucuna değişmez şekilde
olabilir.
B.Veya her bir uçtan ortaya
doğru sileceğiniz şekilde
değişebilir.
C.Silme yönü ortadan uçlara
doğru değişebilir .
D.Eğer damarlar bir tarafa
meyilli değilse, her iki
yönde planya ile silme işini
yapabilirsiniz.

Gemi modelciliğinde
kullanılan ağaç çeşitleri ve
çıta kesim yöntemleri
ile ilgili makale için
tıklayınız.
Nihat KARALAR
20 ARALIK 2009