MAKET GEMİ FOTOROMANI

Asama
1.
Kutudaki resmin heybetine
kanılır. Bitmiş hali beyaz
yelkenleriyle vitrin camında
süzülürken hayal edilir.
Hayaldeki camlı vitrin evde
yoktur ama olsundur.

Asama
2.
Kutu açılır. 2+2 elle işe
başlanır. Etrafa yayılan
pafta pafta kağıtlar, sırım
sırım çubuklar, kaidesinden
bile ayrılmayan kıymıklı
sunta parçaları sevki
azaltamaz. Oysaki MacGyviri
gelse işin içinden
çıkamaz...

Asama
3.
Bir kere kutudan düz plaka
halinde çıkan parçalara gemi
bombesini kaba kuvvetle
vermek yanlıştır. Zaten
paftalardan birinde küçük
puntolar der ki: ağaç yaşken
eğilir. Ama artık çok
geçtir. 26 rakamının yanında
yatan parça ibret-i
alemliktir.

Asama
4.
Hava kararmış, sabır
tükenmiştir. İsmail YK vari
söylemler eşliğinde maketten
nefret edilir. Elde tanıdık
ne varsa (direk, yelken)
gemiye monte edilir. Artan
parçalarla belki bir gün bir
başka gemi üretilebilir.
Artık bir gram boyayla bin
kusur örtülmelidir...

Asama
5.
Esere kalıcı bir isim
verilir. Her şartta yüzmesi
temenni edilir...

Asama
6.
Her zaman aşamaları takip
etmek gerekmeyebilir. Önemli
olan niyetse, kısmet
hayaldekinden farklı
olabilir. Bir daha maket
diyene ağzının payı
açıklamalı detaylarıyla
verilir...

Bilge - 09/2007
Bilge hanım, yapmış olduğu
model hakkındaki
deneyimlerini bizlerle
paylaştı. Ama maalesef
teçhizat, deneyim ve sabır
eksikliğinden dolayı
hayalindeki modele
ulaşamadı. Kendisi canını
sıkan bir durumda bile
bu olayı matrak yapması
bence hayatla ne kadar
barışık olduğunun
göstergesidir. ( siz birde
benim ilk modelimi bir
görseniz, bence bilge
hanımınki 1-0 önde gidiyor.)
Sen çok yaşa Bilge, çok
güldürdün bizi çoook...