Marmara kancabaş - İstanbul kayığı   (16-19. yy)

Osmanlının Boğaziçi  kıyı ticaret gemisi

The Bosphorus coaster of Ottomans

1855 Tarihli orijinal Marmara kancabaş planı

 

       Genellikle Marmara denizi ve İstanbul civarında kullanılan bu teknelere sahil ticaret gemisi veya hafif yük teknesi demek yerinde olacaktır. Ana görevleri yük taşımaktı ve bu göreve göre dizayn edilmişlerdi. Marmara kancabaşlarının hayatı bulunabilen ilk belgelere göre 16. yy başlarında başlamış ve 19. yy ortalarına kadar devam etmiştir. Temel karakteristik olarak birbirine çok benzeyen değişik tipleri bulunan bu teknenin boyları genelde 15 metre olup 20 metreye ulaşan tipleri de bulunmaktaydı ve İzmit-İznik körfezlerinde inşa edilmekteydiler. Souvenirs de marine koleksiyonunda bulunan ve 1855 yılında çizilen planda, boy 15 metre, en 3,83 metre, derinlik ise 2 metre olarak verilmiştir.

    

    Model 1/32 ölçekte Fatih KARALAR tarafından inşa edilmiştir. Modelin boyu (LAO) 46,9 cm, genişliği 12,2 cm, derinliği ise 6,4 santimetredir. Model ve modelin üzerindeki aksesuarların tamamı modelci tarafından yapılarak hazır hiç bir malzeme kullanılmamıştır. Borda sarımında ramin, diğer bölümlerde ceviz, gürgen, cambare ağaçları kullanılmıştır. Model airbrush ile boyanarak  mat vernik ile sonlandırılmıştır. Marmara kancabaşın 1855 tarihli orijinal planı "Souvenirs de marine" koleksiyonundan alınmıştır. Bu orijinal plan modelci tarafından bilgisayar ortamında analiz edilerek hata kontrolü yapılmış ve sapma yapmadan model planı çizilmiştir. Tarihsel dokümanlardan ve orijinal plan üzerindeki verilerden toplanan bilgilerle model ve aksesuarlar şekillendirilmiştir. Planda modelin rengi ile ilgili hiçbir veri bulunmamaktadır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------

Ressam Amadeo Preziosi'nin  tablosu...

  Tarihsel  plana göre Teknenin baş ve kıç kısımlarında iki adet merdiven güverte bulunur. Taşınan mallar genellikle açıkta kalır, güneşten ve yağmurdan korunması gereken mallar bu güvertelerin altlarına yerleştirilir, diğer malların üzerleri de kalın çuha bez ile örtülürdü. Üst üste yığılan yükler bazen yelken direğinin üçte bir yüksekliğine kadar ulaşabilirdi. Bu sebepten dolayı teknenin iskele ve sancak tarafına küpeşte üzerine kalın çuha bez gerilir ve yüklerin denize dökülmesin önüne geçilmiş olurdu. Adeta bir seren görünümünde desteğe sarılan  bu çuha bezi küpeşte üzerine dört adet ince destekle tutturulurdu. Orta kısma yüklerin aşırı yüklenmesinden dolayı baş ve kıç güverte altlarına giriş mümkün olamayacağından dolayı, baş ve kıç dolaplarında birer adet ambar girişi vardır.  

   Bordanın iç tarafına ve postaların üzerine çakılan delikli takozlar üzerine dört adet portatif oturak takılırdı. Enine takılan bu oturakların üzerine kalas şeklinde köprüler atılır ve iki güverte arası geçişler rahatlıkla yapılabilirdi. Marmara kancabaşlar çok enli ve ağır tekneler olduğundan kıyıya çekilme esnasında omurganın zarar görmemesi için, ana omurgaya paralel olarak sağlı sollu uzanan yardımcı iki omurgası (nal) bulunmaktadır. O dönem teknelerinde çok kullanılan bu teknik Marmara kancabaş plan paftasının sol üst köşede bulunan kıç kesit çiziminde rahatlıkla görülebilmektedir. Marmara kancabaşlar, iki flok yelkeni, bir velestralya yelkeni ve üç adet gabya yelkeni ile donatılmışlardır.

Ressam Amadeo Preziosi'nin  tablosu...Resmi büyüttüğünüzde 1865 tarihli imzasını görebilirsiniz...

   Ayrıca ana direğin üzerinde renkli bir flama dalgalanmaktadır. Bu flama planda detaylı olarak görülmektedir.  1860'lı yıllarda yaşamış ve  Maltalı bir ressam olan Amadeo Preziosi,  Marmara kancabaşında dahil olduğu birçok yağlı boya tablosu yapmıştır. Bu yağlı boya tablolarda ana direğe takılan flamayı değişik renklerde betimlemiştir. Bir tablosunda sarı, diğerinde kırmızı olduğunu görebiliriz. Bu durumdan anlaşılacağı üzere ana direğe takılan flama rengi teknenin hangi iskeleler arasında çalıştığının bir göstergesiydi. Örneğin ; Zamane iskelelerinden olan Çatladıkapı iskelesi ile Bab_ şuhud iskelesi arasında çalışan İstanbul kayığı flaması kırmızı renkte, Hasköy iskelesi ile Ayazma kapı iskelesi arasında çalışan diğer kayığın flaması başka bir renkte olabilmekteydi.

Marmara kancabaş temalı yağlı boya tablo...

   Teknenin süslemeleri kabartma ahşap oyma ve yaldız boyalı olarak baş ve kıçta yer almaktadır. Yapılan araştırmalarda bulunan bir tekne örneğindeki baş ve kıç süslemelerinde parlak renkler ve hatta kıçta yaldız rengine rastlandığı belirtilmektedir. Planda da belirtildiği üzere dümen ve yekesi üzerinde de bu süslemelerden bulunmaktadır. Teknenin reisi kıç güverte üzerinde bulunan ve üst üste duran iki dolabın üzerine çıkarak yekeyi kontrol etmekteydi. Yekenin Aşırı derecede kavisli olması teknenin kumandasını zorlaştırmaktaydı. Teknede güvertelerinin altındaki destek elemanları, teknenin bordasından dışarıya çıkartılarak tekneyi korumakta ve  bir nevi usturmaça görevi görmektedirler. Bodoslamada ve kıçta Osmanlının süslemelerde çok tercih ettiği kabartmalı sarmaşık deseni mevcuttur.

  

   İstanbul da yaşamış birçok ressama ilham kaynağı olmuş bu teknenin İstanbul kıyılarında resmedilmiş birçok tabloda yer almaktadır. Özellikle meşhur eski İstanbul ressamlarından olan Maltalı Amadeo Preziosi tablolarında detaylı Marmara kancabaş resimleri görmek mümkündür. 

  Souvenirs de marine koleksiyonundaki planda Marmara kancabaşın renkleri ve boyanması konularında herhangi bir bilgi verilmemiştir.

 

Sahip çıkmadığımız için nesilleri tükenen Marmara kancabaşların son temsilcileri...

                                                                                                                                 

Fatih KARALAR

08 Ekim 2010